Dualar Fıkıh Genel

Kalp ve Dil İle Zikir

Written by furkan

Kalp ve Dil İle Zikir

Zikir, hem kalp hem de dil ile yapılabilir; en faziletli zikir de kalp ve dil ile bera­ber olanıdır. Eğer yalnızca bunlardan biriyle yetinilmek istenirse, kalp ile zikir çok da­ha faziletlidir. Diğer taraftan dil ve kalp ile zikri, gösteriş için yapıyorlar, denmesinden endişe ederek terk etmek doğru değildir. Her ikisini de beraber yapmalı ve yalnızca Allah’ın rızasını gözetmelidir. Nitekim biz önceki sayfalarda Fudayl b. lyaz’dan bir a- Jıntıda da bulunmuş İdik. Fudayl orada şöyle diyordu:

insan farın hatırım gözeterek ameli bırakmak riyadır.” k. Eğer kişi bir kez: “Acaba halk, benim hakkımda ne düşünür?” hastalığına kapı­larak, onların batıl düşünceleri doğrultusunda hareket etmeye başlarsa, bundan böyle üzerine tüm hayır kapıları kapanıverir. Bu durumda kendisi için çok önemli olan dini görevleri de kaçırmış olur. Oysaki böyle bir yol, arif insanların seçeceği bir yol değil­dir.

  • Buharî ile Müslim’in Hz. Aişe’den yaptıkları ve dua hakkında olduğunu belirttik­leri bir âyetle ilgili rivayetini buraya alıyoruz.

Hz. Aişe (r.a.)’diyor ki:

 

“Namazda yüksek sesle okuma, sesini fazla da kısma; ikisinin arası bîr yol tut.” (İsra 10) ayeti dua hakkında nazil olmuştur.”

ZİKRİN ÖNEMİ

Şu gerçeği hiçbir zaman unutmamalısın ki; teşbih, tehlîl, tahmid, tekbir ve bun­lar dışındaki zikirler için sayılamayacak kadar çok delil, hem ayetlerden hem de ha­dislerden bulunabilir. Kaldı ki itaat duygusuyla hareket eden kimse, yüce Allah’ı zikre­diyor demektir, yani sadece yukanda sayılanlar zikir değildir. Kişinin helal yoldan na­fakasını kazanmak İçin çalışması, iki kişinin arasını bulmak için gayret göstermesi de zikirdir. Zikrin kapsamı oldukça geniştir. Nitekim Said b. Cubeyr (r.a.) ve başka Is-târn âlimleri, bunu böyle değerlendirmişlerdir.

Leave a Comment